Etiket: eğitim

  • YERLİ NETWORK MARKETİNG ŞİRKETLERİNE TAVSİYELER-1-

    YENİ KURULAN YERLİ NETWORK MARKETİNG ŞİRKETLERİNE TAVSİYELER

    Bundan yaklaşık 15 yıl önce Türkiye’de sayılı network firması vardı ve bunların çoğunluğu yabancı kökenli idi. Günümüzde beş yüzün üzerinde network firmasının varlığı söz konusu ve neredeyse bugüne kadar kurulup kapanan 100’ün üzerinde de yerli firma var. Gerek yazılım masraflarının azalması gerekse ürün üretimin kolay hale gelmesi sonucu firma kurulumunu kolaylaştırmaktadır. Basit bir pazarlama planı dahilinde piyasada iş yapabilme olanağının fazla olması birçok girişimciye cazip hale geliyor.

    Hali hazırda uzun yıllardır bu piyasada çalışmış girişimcilerin kendi network firmalarını kurma hayalleri de hiç tükenmez. Mevcut kazanç planından daha iyi verecek ve daha iyi ürün sunacak yeni bir firma hayalleri sürer gider.

    Diyelim ki bazı ürünleriniz var ve bir de kazanç planını mantıklı bulduğunuz bir yazılımınız var. Şimdi ise insanların size akın akın gelmesini bekliyorsunuz değil mi?

    Diğer bir örnekte ise birkaç milyon lira yatırım yaptınız kaliteli ürünler, ambalajları ön planda olan ürünlerle iyi bir kazanç planı vs. Siz de binlerce üyenin size gelmesini bekliyorsunuz…

    Yaklaşık on yıl önce olsaydı çok fazla seçenek yokken birçok kişi her yeni firmaya katılmak baştan yerini almak istiyordu. Günümüzde ise giderek artan yerli ve yabancı şirket sayısı ve ürün çeşitliliği benzer kazanç planları sayesinde seçenekler arasında sıkışıp kalmış bir durumdalar.

    Bu yazıda elbette her yönüyle tavsiyelerde bulunmak mümkün değil ama bazı önemli noktalara değinmek siz firma sahipleri ve yöneticileri için çok faydalı olacaktır.

    1-Şirket için kuruluş sermayesi bulmuş ve iyi bir yatırım yapmış olabilirsiniz. Sizin için öncelikli olarak eğitim ayağıdır. Bu sektörde doğru eğitimi veren firmaların üyeleri daha kalıcı olmaktadır. Sürekli vizyonu olan ve hem kişisel gelişim eğitimleri ile hem de işini geliştirebilecek eğitimlerle kendinizi basit bir firma olmaktan öte kurumsal boyutta bir firma olarak algı oluşturmuş olursunuz.

    Bu eğitimler önceden olduğu gibi kamp dahilinde ve büyük toplantılarda marka yada bütçenize göre sizin içinizden olmayan kişisel gelişimciler tarafından verilebilir.

    Hazırlayacağınız kısa videoların üyelerinizin sosyal medya paylaşımlarında kullanılmak üzere sıklıkla paylaşım yapmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle ürün kullanımı konusunda çok fazla örnek videoya ihtiyaç olmaktadır.

    Online seminerlerle liderlik eğitimlerini verebilirsiniz.

    Teknolojinin her türlü imkanını kullanmaktan çekinmeyin.

    Buna rağmen önceden olduğu gibi işi geliştirme ve sponsorların varlığını hissettirme ve gerçekçi olması adına küçük kafe toplantılarını da ihmal etmemek gerekir.

    2-Karar verici olarak her zaman şirketin resmi sahiplerinin olması birçok hataya sebep olmaktadır. Alt ekipten gelen isteklerin dikkate alınacağı bir yönetim kurulunun olması ve bu kurulda liderlik kariyerlerine ulaşmış kişilerin olması size alacağınız kararların daha uygulanabilir olmasını sağlayacaktır. Her şeyde ben egosu maalesef ülkemiz işletmelerinde yaygın bir durumdur. Kurumsallıktan uzak yerli firma sahipleri bir süre sonra işler rayına oturunca o firmayı oraya getiren liderlerini harcayabilmektedir. Bugüne kadar bazı firmalar yönetim kurullarında liderlik kariyerlerine yükselmiş kişileri de alarak homojen bir karar mekanizması oluşturmuşlardır.

    3-Şirketinize doğru liderler gerekiyor. Siz her ne kadar herşeyi hazır etseniz de kendinizi arı kovan sahibi gibi düşünün. Arının olması için kraliçe arıya ihtiyaç var. Bunun içinde tecrübesi olan ve geçmişinde sağlam işler yapmış liderlerle çalışmayı tercih etmeniz yolunuzu kısaltacaktır. Bu kişilere elbette bazı haklar ve ödemeler yapmanız gerekecektir. Bunu yaparken de şunu unutmayın bazı fırsatçılar birçok şirketten bazı haklar elde edip birkaç ay o şirketi sömürerek diğer bir şirkete geçmektedir. Geçmişte birçok kişi farklı şirketler başarılı ekipler kurmuş olabilir ama o üyeler o şirkette kalır. Bir kişi geçti diye para kazanan üyeler o şirketi bırakmazlar bunu unutmayın. Size biz bütün ekibimizle geçeriz vb. gibi taahhütler verenler sizi ilk fırsatta yarı yolda bırakır.

    Ayrıca o lider hakkında iyi bir arge çalışması yapmanız lazım. Ayrıldığı şirketi kötülüyor mu, niye ayrılmış gibi.

    Başından beri çalışan belirli bir yere gelmiş üyelerinize de küstürmemeniz gerekiyor. Dışarıdan bir futbol takımı oyuncusu gibi lider transfer ederken eski üyelerinizi de mevcut liderlerinizi de küstürmemeniz gerekiyor.

    4-Yeni firmalarda klasik satış yöntem ve kazanç planları iş yapmamaktadır. Artık ikili sistemin kolaylığına alışan üyeler unilevel sistemi gibi ekip kurması zor kurulumlara yanaşmamaktadır. İkili sistemde gözüktüğü kadar kolay bir kazanç planı olmasa da anlatırken senin bir kolunu biz yapacağız sen iç kolunu yap gibi kolay teoriler birçok kişiye cazip gelmektedir.  Bu nedenle kazanç planınız eğer satış yapılacak ürünlerin albenisi çok fazla yoksa kazanç planınızın doğru bir tercih yapmanız gerekmektedir.

    5-Sürekli yeni üyelere ihtiyacınız var. Uluslararası şirketler yeni üyelerle ilgili beklentilerini 45 günde sonlandırmaktadır. 45 gün sonunda bir ekip kuramayan kişiden beklenti içine girmemektedir. Türkiye şartlarında bu süre 3 ay olarak geçerliliğini korumaktadır. Aynı zamanda sizin şirketin ürün gamı ile ilgili geçmişi olmayan üyelerin odaklanması bir hayli geç olacaktır.

    6-Ürünlerinizin ambalajına dikkat etmeniz lazım. Her ne kadar içerik kalitesi önemli olsa da bir miktar daha üretim maliyetini atırıp görseline öenm vermeniz gerekmektedir. Bundan on yıl öncesi çıkan birçok ürün çok basit görsellerle çıkarken şu an için geniş ürün yelpazesi içerisinde şansınızı kaybetmemeniz gerekmektedir. Heleki çok kaliteli ve fiyatlı ürünler üretiyorsanız ambalajları bir hayli önem taşımaktadır.

    7-Çoklu mal alımına dikkat edin. Üyelerinizin kısa sürede kariyer elde etmek ya da eşleşme geliri hikayesine alt ekibine yüksek cirolu ürün çektirme planlarına engel olun. Böyle olmazsa sosyete pazarı gibi birçok yerde kaliteli ürünleriniz yok fiyatına satılma durumu ile karşılaşır. Şu an yabancı birçok firmanın ürünü de ki fiyatları da yüksek olmasına rağmen kariyer kazançları hikayesine stoklanmaktadır ve el altından bu ürünler eritilmeye çalışılmaktadır. Bu da o ürünleri o fiyattan alan kişiler için o firmanın üyesi olmak yerine çok daha uygun fiyatlara almayı tercih edeceklerdir. Mümkünse ürünlerin alış fiyatlarını sabitleyin. Kişilerin kariyerleri artsa da o ürünü standart bir fiyattan alsınlar bu şekilde ödeyecekleri paradan daha aşağı bir fiyata satma durumları olmaz. Peşin iskontolu firmalarda ise üye %50 indirimli aldığı bir ürünü aktifliğini sağlama adına gözünün yaşına bakmadan aldığı fiyata satabilmektedir. Yeni bir üye o ürünü müşteri fiyatına satmaya çalışırken bir başkasının yaptığı hata yüzünden işi bırakabilmektedir.

    8-Ürünlerinizden mutlaka lokomotif ürünler bulundurun. Piyasada sürekli olarak üyelerinizin aktiflik yapmak için alabilecekleri ve sürekli tüketebilecekleri ürün de üretmeye çalışın. Aktiflik birçok şirkette ekip kuramayan kişiler için büyük bir sıkıntı oluşturmaktadır. Az da ola gelen primi alabilmek için olur olmaz ürünleri alarak aktifliği yapan birçok üyenin elinde  o ürünler kalabilmektedir. Günlük hayatta tüketilebilir bazı ürünleri siz de şirket bünyenizde bulundurun. Sıvı sabun, duş jeli,içecek grubu gibi..

    Diğer maddelerimiz devam edecektir. Siz de daha profesyonel hizmet almak için bize ulaşabilirsiniz…

    Cengiz BAHAR

    Kişisel Gelişim Eğitimcisi,Yazar,Sosyolog

  • Network Marketing Sektöründe Başarılı Olmanın Yolları-5-

    Daha Fazla Kişiyle İletişime Geçin

    “Ben, yeni biriyle tanışmadığım her günü, kaybedilmiş sayarım.”
    Samuel Johnson


    Network Marketing şirketlerinin ürünleri ne olursa olsun (Temizlik,Kozmetik,Tekstil,Gıda Takviyesi,Termal,Web Sitesi,Devre Mülk,Kişisel Bakım,İçecek,Kahve vb.)bir ürünü ya da bir hizmeti tanıtmanız ve birilerine ulaştırmanız gerekmektedir. Kişileri ister üye yaparak ister müşteri bazlı tutarak ürün veya hizmetlerinizi satmanız gerekmektedir.

    Satışın genel geçerli matematiksel bir kuralı vardır. Bunu satışla ilgili kitapları okuyanlar veya ilgili eğitimlere katılanlar gayet iyi bilir.

    RANDEVU-SUNUM= SATIŞ Şeklinde gerçekleşen bu formülde ne kadar çok kontak sağlarsanız o kadar çok görüşme yaparsınız. Ne kadar çok görüşme o kadar çok sunum demektir. Ne kadar çok sunum o kadar çok satış demektir.

    Alınan randevuların 3te 1’i iyi bir sunumla bitmektedir. Bu da doğal olarak satışa giden yolda süreci hızlandırmaktadır.

    Bireysel görüşmeleriniz ne kadar artarsa elde edeceğiniz müşteri veya üyede o derece artacaktır. Aynı şekilde şirket eğitimlerine ne kadar çok kişiyi davet ederseniz o kadar çok kalıcılık sağlanacaktır.

    Daha fazla kişiyle iletişime geçmek için insanlara ulaşabilecek yöntemlere ihtiyacınız var. Gazete, İnternet, Sosyal Medya, Broşür, Referans vb. Gazete reklamları şu an için tercih edilecek yöntem olmasa da genel çaplı ilanlar için faydalı olabilir.

    Örnek Durum:

    Fatma ve Hatice aynı network marketing şirketinde çalışmaktadır. Fatma sadece facebook gibi sosyal ağlarda arada çalıştığı firmanın tanıtımını yaparken Hatice bununla yetinmeyip alışveriş yaptığı birçok işyerindeki kasiyere kadar broşür bırakmaktadır. Broşür katalog vb. materyallerle birlikte kişilere iletişim bilgilerinin olduğu kartvizit bırakmaktadır. Bazen kısa bilgilendirme bazen de sadece broşür vererek yeni kişilere ulaşmayı hedeflemektedir.

    Aynı anda başlamalarına rağmen Fatma daha az kişiye ulaşabilmiş, Hatice ise daha fazla iletişime geçtiği için ekibini büyütme konusunda daha başarılı olmuştur.

    Çalıştığınız firmanın ürünleri, tanıtım yapılabilecek ve kullanıma hazır ürünler ise (temizlik, kozmetik, kahve vb.) kişilere kullanmaları için numune verebilir ya da faydalarına olacak ürünlerde satın almalarını sağlayarak şirketinize karşı güven oluşturabilirsiniz. Ürün üzerinden şirketinizin diğer ürünlerine daha sıcak bakacak ve akabinde üye olarak iş olarak yapmayı da tercih edebilecektir. Herkesin üye yapmasını ve sizin gibi tavsiye ederek para kazanmasını bekleyemezsiniz. Birçok kişi müşteri olarak kalmayı tercih edecektir. Kaldı ki birçok şirkette ürünleri, perakende müşterilere ulaştırılması lazım. Bu şekilde perakende kazanç ve aktiflik gibi nedenlerle alınan ürünlerin paraya çevrilmesi gerekmektedir.

    Her gün istikrarlı bir şekilde daha fazla kişiyle görüşme yapmaya çalışın. Herkese her şeyi anlatmayın. Şirketin yerine kadar ya da alt düzeydeki gelir durumlarına kadar insanlara o an için gereksiz olan bilgileri sunmayın. İnsanlarda merak uyandırın.  Birçok insan bunun tam tersini yapmakta ve gereksiz vakit harcayarak motivasyon kaybına uğramaktadır.

    İletişim güçtür, iletişimi etkili kullanabilenler, kendilerinin dünya deneyimlerini ve dünyanın onlar üzerindeki deneyimlerini değiştirebilirler. Anthony Robbins


    Bu yazının hazırlanmasında Eğitimen%Sosyolog Cengiz BAHAR’ın Etkili İletişim ve Network Marketing Başarılı Olmanın Yolları adlı eserinden yararlanılmıştır.


  • Network Marketing Sektöründe Başarılı Olmanın Yolları

     3

    KISA VADEDE PARA KAZANMAYI AMAÇLAMAYIN!

    “Hırs ve para düşkünlüğü belki de diğer tüm ihtiraslardan daha fazla suç sebebidir.”

    Aristotales

    Network Marketing kısa vadede para kazanma işi değildir. Kısa vadede zengin olma durumu değildir. Diğer işlerde olduğu gibi zaman ve emek isteyen bir iştir. Birçok işte sermaye olduğundan süre daha kısalabilmektedir. Burada tamamı insan faktörü olduğu için eğitim, emek ve sabır isteyen bir süreç vardır.

    Birçok kişi size işten bahsederken kısa vadede para kazanılabileceğini ve iyi imkânlara sahip bazı kişilerin sahip olduğu zenginliklerinden bahsederler. Evet, böyle kişiler vardır ama orantılarsak çok uç düzeyde para kazanan kişilerin oranı nihayetinde azdır.

    Sermayesiz bir iş kuracaksınız ve kendinize bağlı bayi sistemi oluşturacaksınız. Bunun yanında perakende müşteri bularak ürünlerin bir kısmını perakende olarak satacaksınız.

    Burada amaç nedir? Basit bir örnek verecek olursak. Çoğunluk olarak kozmetik ürünlerinin satıldığı göz önüne alınırsa kendi mağazasında kozmetik ürün satan bir firma açık olduğu zaman ürünü müşteriye satabilecektir. Birkaç yıl sonra yer değiştirmek ya da farklı nedenlerden dolayı kapanmak zorunda kaldığında artık ürün satamayacaktır.

    NM işi yapan biri ise birkaç yıl zarfında oluşturacağı bayi ağı ile yüzlerce sabit müşterisi olacaktır. Kendisi bir süre sonra zaten kişilerle birebir ilgilenemeyecektir. Tatile gitse bile üyelerin vereceği siparişlerden prim elde edecektir. Ne kadar çok üye o kadar çok prim demektir. Farklı bir şehre gitse bile üyeleri sabit kalacaktır.  Normal sistemle farkı budur aslında. Tabi bunu yapmak için ciddi bir emek gerekecektir. Bazı firmalarda bu kısa sürede olurken bazı firmalarda ise uzun bir yol almak gerekecektir.

    Network Marketing işi ciddi emek isteyen ve çalışanlarına düzenli kazanç vaat eden bir sistemdir. Bu sistemi her şirket başarıyla uygulayacak diye bir kaide yok. Birçok firma sadece ürünleri satılsın diye bu sistemle satış yapmaktadır. Bunun yanı sıra profesyonel olarak çalışan yerli ve yabancı firmalar sektörde yer almaktadır. Sadece ürün satışı değil aynı zamanda kişilerinde ilerleyebileceği bir kazanç sistemidir…

    Günümüzde sosyolojik olarak insanlar çok daha tembel bir hale gelmiştir. Zayıflamak için aldıkları spor aletlerinin bile üzerine çıkmaya üşenir haldedirler. Ticari olarak geçmişi olmayan kişiler marketing sektöründe kısa süre para kazanılabileceğini hayal ederler bu bazen eğitimlerde bilinçsiz yapılan propaganda ile de olabilmektedir. Esasen kişinin şansı yaver giderse doğru iki üye ile kısa sürede ciddi para kazanabilir. Ne var ki bu doğru iki üyeye denk gelme olasılığı hiç de gözüktüğü kadar kolay değildir. Bu nedenle istatistiki bilgilere bakmak gerekir.

    Yapmanız gereken eğer daha önce bu alanda deneyiminiz yoksa mevcut işinizi aksatmadan bu işlere emek harcamak. Düzenli bir emek size orta ve uzun vadede ciddi sonuçlar kazanımlar getirecektir.

    İnsanların hırsı ve açgözlülüğü, mutlu olmamalarının tek nedenidir.

    KAVAK AĞACI İLE KABAK

    Bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermişti… Bahar boyunca bitki kavak ağacına sarılarak boy göstermeye başladı… Yağmurların ve güneşin etkisi ile büyümesini hızla sürdüren kabak, kısa sürede kavak ağacı ile neredeyse aynı boya geldi… Hızla büyümesinden gururlanırken bir gün dayanamayıp kavağa sordu: “Sen kaç ayda bu duruma geldin ağaç?”

    “On yılda” dedi kavak… Kabak çiçeklerini sallayarak güldü… “on yılda mı? Ben neredeyse iki ayda senin boyuna geldim…” Kavak ise kabağın bu sözlerine güldü ve “çok doğru” diye karşılık verdi sadece… Günler günleri kovaladı ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar artıkça da aşağıya doğru inmeye… Bu kez biraz da kuşkuyla sordu kavağa… “neler oluyor bana ağaç?”… Kavak sakin bir şekilde yanıtladı kabağı… “Telaşlanmaya gerek yok ölüyorsun”… Kabak hiçbir şey anlamadı sordu “niçin?” diye… Kavak yine sakin sakin yanıtladı… “ çünkü benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda gelmeye çalıştın”…

    Bu yazı Eğitimci Yazar ve Network Marketing Eğitmeni Cengiz BAHAR’ın Network Marketing Başarılı Olmaın 40 Yolu ve Etkili İletişim ve İkna adlı eserlerinden derlenerek yazılmıştır.

  • NETWORK MARKETİNG BAŞARILI OLMANIN YOLLARI

    2-COŞKULU OLMAK TERCİH EDİLMENİZİ SAĞLAR!

     “Coşku, zekadan daha önemlidir.”

    Albert Einstein

    Birçok şirket, üyelerine uzun vadeli hedefler yerine kısa vadeli hedefler vermektedir. Bunun en büyük nedeni eğitimlerde yakalanan sinerji kaybolmadan kişileri coşkulu bir şekilde sahada çalışmalarını sağlamaktır. Süre uzadıkça enerji azalacağı için hedeflerde kısa süreli olmaktadır.

    Siz ne kadar hareketli ve coşkulu olursanız sizin üyeleriniz de müşterileriniz de o kadar coşkulu olacaktır. Sizin gibi olmasalar bile sizi gördüklerinde size benzemek isteyecekler veya ürünlere karşı daha sempatik davranacaklardır.

    Dünyaca ünlü kitap olan Olumlu Yaşamanın Gücü adlı eserin sahibi Norman Vincent Peale bir başka eserinde FARKI YARATAN COŞKUDUR ismini koyarak hayatta heyecanlı olmanın başta depresyon olmak üzere birçok sorunun çözümü olduğunu anlatmıştır. Yaptığınız işlerde, sosyal ilişkilerde ve ticaretinizde insanlar heyecanı gördüklerinde etkilenirler.

    Birçok kişi sırf bu etkilenmeden dolayı ürün ya da hizmet satın almaktadır.

    “Hiç kimse coşkusunu kaybetmiş insanlardan daha yaşlı değildir”

    Coşku size birçok şeyi kazandırır.

    İstekli olmasanız bile istekli olmanızı sağlar.

    Keyifli olmasanız bile sizin keyifli olmanızı sağlar.

    Sizi coşkulu gören kişiler bundan olumlu etkilenir.

    Her daim coşkuyu kaybetmemek için kendinize küçük hedefler koymalısınız. Yolda yürürken bile gideceğiniz yerin dünyanın en önemli yeri imiş gibi düşünmelisiniz. O gün katılacağınız toplantının hayatınızın en önemli toplantısı imiş gibi düşünmelisiniz.

    Bugüne kadar tanıdığım pek az insan vardır coşkulu olabilmiş. Kendilerini gözetleyenlere baktığım aman onun hayatını hayalleri yapmışlardır. Sizce yaşam şartlarımı onların istedikleri? Hayır. Sadece onun sahip olduğu coşku idi. Kişiler ondan coşku almak için onunla daha çok görüşme talebinde bulunuyorlardı. Sonuçta aynı coşkuyu paylaşmak isteyen başkaları ve sürekli büyüyen organizasyon anlamına geliyordu…

    Sizin gözlerinizdeki canlılığı hissedenler anlattıklarınızdan çok sizdeki enerjiyle ilgilenecektir. Sizin yanlarınızda bulunmanız onlara zevk verecektir.

    Coşkunuzu her daim canlı tutmanız gerekir. Kendinizi coşkusuz ve sönük hissettiğiniz zaman çok fazla yeni kişiyle tanışmak ya da bir şeyler anlatmak yerine rutin işlerinize vakit ayırın.

    Eğer coşkulu değil ve asık suratlı iseniz birileriyle görüşürken gülümseyin ve kelimelerinizi canlandırın. En azından iletişime dayalı işler yapıyorsanız bunu ihmal etmeyin.

    Motivasyon, sabrı muhafaza etmek için gerekli olan güveni geliştiren fikir ve tavırları besler.  

    Siz coşkuku olduğunuzda sizin tanıtımı yaptığınız hizmetin ya da ürünlerin de o etkiyi sağladığı düşünülecektir. Siz ne kadar atıl ve çökmüş olarak görünürseniz ürünleriniz ne denli kaliteli olursa olsun ya da yaptınız iş ne kadar kazançlı olursa olsun kişiler önce sizi görecektir. Vizyonda olan siz olacaksınız. Sizden yayılan enerji onları doğrudan etkiyelecektir.

    Bu yüzden her daim coşkulu olmanız sizin lehinize gelişecektir.

    Bu yazı Sosyolog,Eğitimci ve Yazar Cengiz Bahar’ın Network Marketing Başarılı Olmanın 40 Yolu adlı eserinden derlenmiştir. Yazılar madde madde devam edecektir.

  • Ekip Olmayı Öğrenmek

    ekipolmak

    Network Marketing işimizde firmalar ve kazanç planları kadar önemli diğer bir hususta kuşkusuz kişisel gelişim ve eğitimdir.Network Marketing Türkiye olarak sizlere bu konuda derlediğimiz bilgileri sıkca vermeye devam ediyoruz.

     

    Günümüzde işletmeler, farklı uzmanlık alanlarını barındıran ekip çalışmasına ve güç birliğine büyük gereksinim duymaktadırlar. Bugünün bilgi yoğun küresel ekonomisinde sorunların çözülmesi ve için yapılması için farklı uzmanlık alanlarından, farklı departmanlardan ve farklı kıtalardan daha çok insanın birlikte çalışması gerekmektedir Ne var ki yirmi yıl boyunca işyerlerindeki ekipleri inceledikten sonra ben, işin yapılması için ekiplere güvenmenin kötü bir fikir olduğuna inanıyorum. Bu size tuhaf gelebilir. Her yerde ekip çalışmasıyla ilgili eğitimler verilmektedir.

     
    Farklı alanlarla güç birliği yapmak fazlaca güç olmasa bile insanların yeni bilgiler edinmeleri ve yeni beceriler öğrenmeleri zorunludur.

     
    Ancak ekipler, eşgüdüm ve güç birliği gereksinimlerinin karşılanmasında son derece yetersizdirler. Gerekli olan, ekip olmaktır. Ekip olmak, insanların müşterilere ürün ya da hizmet sunmak amacıyla bilgi üretmek, bilgiyi işlemek, birleştirmek, arıtmak, dönüştürmek ya da bütünleştirmek zorunda oldukları bir bilgi yoğun iş ortamının taleplerine dinamik bir karşılık vermek demektir.

     

    Ekip olmak; havada uçarken yapılan ekip çalışmasıdır; antrenmanını yapmış profesyonel bir futbol takımının aksine parkta maç yapmak için bir anda oluşturuluveren bir takım gibi. Ekip olma konusunda başarılı işletmeler bir rekabet avantajı kazanırlar; çünkü işletmeler ekip olarak öğrenirler; ortamdaki değişiklikleri tahmin etmeyi ve bunlara karşılık vermeyi; insanların sorun çözme becerilerini geliştirmeyi ekip olurken öğrenirler. Tarihe bakıldığında başarılı ekiplerin titizlikle oluşturulan ve üyeleri birlikte çalışmayı öğrenmiş olan ekipler olduğu görülür.

     

    Günümüzün yüksek tempolu iş ortamında ise bu tur istikrarlı ekiplerin oluşturulmaları ve sürdürülmeleri olanaksız değilse bile güçtür. Bu nedenle ekip olmak; yani eşgüdüm ve güçbirliği faaliyetlerinin giderek artan bir şekilde ekiplerin (bir zamanlar ekip çalışmasının sürmesini sağlayan yapıların, sınırların ve düzenlemelerin) yerini alması gerekir. Ekipler tanım gereği bir süre için varlığını devam ettiren ve bu süre sonunda dağılan varlıklardır. Ekibin üyeleri birbirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini bilirler. Ancak ekip çalışmalarının daha akışkan olması gereken zamanlarda; başarılı ekipler oluşturulmasını sağlayan eski ilkeler artık çok da işe yaramamaktadır. Farklı durumlarda ya da farklı projeler için kimlerle birlikte ekip olduğunuz sürekli olarak değişmektedir. Kendinizi aynı anda birden fazla ekibin içinde bulmanız olasıdır. Bu da bir dizi yeni insan ilişkileri ve yöneticilik becerilerini öğrenmenizi gerektirir.

     

     

    Öğrenme ve ekip olma
    Farklı alanlarla güç birliği yapmak fazlaca güç olmasa bile insanların yeni bilgiler edinmeleri ve yeni beceriler öğrenmeleri zorunludur. Uzmanlık, hareket halinde bir hedeftir. Bu duruma ayak uydurabilmek için yaşam boyu öğrenmeyi sürdürmek ve yeni bilgi ve beceriler edinmek gerekir; hem de tekrar tekrar Bir zamanlar işyerimizden izin alarak yeni bir şey öğrenme, sonra da işimize öncekinden daha verimli ve etkili bir şekilde dönebilme olanağımız vardı. Şimdi ise bir yandan işimizi yaparken diğer yandan da yeni bilgiyi özümsemenin, hatta yaratmanın yollarını bulmak zorundayız. Ben bu durumu, verimliliğe odaklanan uygulamadan ayırabilmek amacıyla öğrenerek uygulama olarak adlandırıyorum. Öğrenerek uygulama, doğası gereği güç birliğine açıktır çünkü yapılan iş büyük ölçüde farklı uzmanlıklar gerektirmektedir ve çok yönlüdür.

     

     
    Ekip olmak için ne gerekir?
    Ekip olmayı gerçekleştirebilmek için bu konudaki gereksinimin farkında olmak yeterli değildir; yeni bir anlayış ve işin hem teknik hem de duygusal yönlerine özen göstermek gerekir.
    • Yeni anlayış. Ekip olmak; bir yenilikçilik, deneme ve sorun çözme anlayışıyla beslenir. Bu anlayış insanların potansiyel güç birliği anları ortaya çıktığında esnek bir şekilde hareket edebilmelerini ve sonra da daha sonraki bu tür anlara hazır olarak yollarına devam etmelerini sağlar. Ekip olmak örneğin karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin farkında olunması, güven oluşturulması, dinleme ve çatışmaların çözümü gibi temel ekip becerilerine dayanmakla birlikte kişisel geçmişlerin ya da önceki deneyimlerin paylaşılması ya da yoğun bir birlikte çalışma süreciyle kişilerin birbirini iyi tanımasına genellikle zaman yoktur. Aksine insanların önemli bilgileri hızlıca paylaşmaları, sık sık sorular sormaları ve kolektif bilgi ve becerilerini zamanında ürün ve hizmetlerle harmanlamak için gereken ayarlamaları yapmaları gerekir.

     

    Buradaki güçlük; uygulama için yapılanma anlayışının üstesinden gelebilmektir; çünkü bu anlayış üstü kapalı da olsa kontrol ve verimliliği, öğrenme ve yenilikçiliğin üzerinde tutar. Öğrenmek için yapılanma anlayışı ise işin bilinmeyenlerle dolu olduğuna inanır ve çalışmayı, bilgi dağarcığını genişletmek için bir fırsat olarak görür.

     

    • Teknik ve duygular. Ekip olmanın teknik yönü, sorunun kapsamının belirlenmesi, karşılıklı bağımlılığa dayalı görevlerin tanımlanması ve geçici sınırların hafif bir şekilde yapılandırılmasını içerir. Kapsamın belirlenmesine önce işin o an için en iyi tanımının ne olacağıyla ve daha çok şey öğrenildikçe bu tanımın da gelişeceği bilinerek başlanır. Sonra da karşılıklı iletişim gerektiren görevlerin belirlenmesi ve öncelik sırasına konması gelir. Ekip olmak, her şeyin güç birliği içinde yapılması gerektiği anlamına gelmez. İnsanları bir araya getirmek genellikle zor olduğu için en fazla karşılıklı bağımlılık gerektiren görevler birer darboğaz oluştururlar ve bunların erkenden belirlenmeleri gerekir. Yapılandırma; alt grupların eşgüdüm ve sorun çözümü için fiziksel ya da sanal olarak toplanmalarına yardımcı olacak geçici sınırların çizilmesiyle ilgilidir. Ekip olmada oluşturulan yapılar hafif inşaat iskelelerine benzerler; örneğin isim listesi, bir paylaşım sitesi ya da geçici bir ortak yer gibi. Ekip olmanın teknik yönü; eğer duygusal yönü de iyi yönetilmez ise genellikle düzgün işlemez. Ekip olmak tek başına çalışmaktan farklı olarak insanları başkalarının kararlarına ve hareketlerine karşı fazlasıyla duyarlı hale getirir. Sürekli değişen ekipler insanlara birbirlerini tanımak ve birbirlerine güvenmek için yeterince zaman bırakmaz. Ekip olmanın duygusal yönü; insanlara iş arkadaşlarına alışmaları ve onları sevmeleri yerine yeni bir çalışma biçimine alışmaları konusunda yardım etmekle ilgilidir. Yeni çalışma biçimi ekip üyelerinin gerçek öyle olmasa bile sanki birbirlerine güveniyorlarmış gibi hareket etmelerini gerektirir. Ekip olmanın duygusal yönünün yönetilmesinde kullanılacak başlıca araçlar amacın vurgulanması ve psikolojik güvenlik oluşturulmasıdır.

     
    Zorlayıcı bir amaç, motive edicidir. Amaç; bizim (şirket ya da proje olarak) niçin varolduğumuz sorusuna yanıt vererek farklı insanlardan oluşan bir gurubu ortak bir çaba içinde buluşturur. Ortak amaç, bu uzmanların aralarındaki anlaşmazlıkları çözmelerine ve birbirlerini desteklemelerine yardımcı olur. İnsanların bilgiyi, fikirleri ve uzmanlığı hızla paylaşabilmeleri için zırhlarından çıkmaları, başkalarının kendileri hakkında ne düşünecekleriyle ilgili endişelerini bir kenara bırakmaları gerekir. Bazı insanlar bildiklerim paylaşırlarsa değerlerim düşeceğinden kaygı duyarken bazıları da bildiklerini sergilemekten çekinirler. Hatta başkalarından bilgi almayı bile bir zayıflık itirafı olarak görenler vardır. Ne var ki biri psikolojik güvenlik ortamı içinde bu kaygılar yok olur. Ekip olmak bir beceri olmaktan çok bir tavırdır; herkes ekip olmayı öğrenebilir ve ekip olmakla daha başarılı olabilir.

     
    “Amy C. Edmondson” – Teaming: How Organizations Learn, Innovate, and Compete in the Knowledge Economy adlı kitabından alıntıdır.Kaynak:kriteregitim.com

  • Network Marketing’te İlklerden Olmak Fırsat Mı Dır?

    Öncelikle bu yazıyı yazmamın nedeni Türkiye’deki Network Marketing sektöründe ilkerden ol söylemi ile internette sınca dolaşan, bilinen bazı yanlışları açıklama gereği hissettim.

     

    Öncelikle yukarıda ki soruyu cevaplayalım.İlklerden olmak evet bir fırsattır.Ama ilklerden olmak kimin için fırsattır,kimin için değildir,bunları iki ayrı eksende inceleyelim.

     

    Kimin İçin Fırsat Değildir?

    1-Network Marketing=Kısa Yoldan Zengin Olmak

    2-Network Marketing=Tembellik

    3-Network Marketing=Eğitim Gerekmez

    4-Network Marketing=Günde 2 Saat Oturduğun Yerden Kazan

    5-Network Marketing=Başkalarının sırtından kısa sürede köşeyi dönerim.Yeterki Ben Kazanayımda tecrübeli tecrübesiz herkesi üye yapayım.

    6-Network Marketing=Ben Bir Şey Yapmasamda Bana birileri üye atar,bende parayı vururum

     

    Bu Sıralamalar o kadar uzun o kadar detaylı ki,yazmaya kalksak herhalde site de ayrı bir kategori oluşturur.Ama yazmaya gerek yok lütfen arkadaşlar bu özellikleri kendinizde analiz edin eğer bu özellikleri taşıyorsanız,Lütfen siz Network Marketing işi ile uğraşmayın ve İnsanların vebaline girmeyin.

     

     

    Kimin İçin Fırsattır?

    1-Network Marketing=Çalışmak

    2-Network Marketing=Disiplin

    3-Network Marketing=Liderlik Özelliği,Reddetmeyi Bilen

    4-Network Marketing=Zaman

    5-Network Marketing=Başkalarına da Kazandıran,Bu işi yapamayacak insanları işe dahil etmeyen

    6-Network Marketing=Zenginlik

     

    Bu kavramları çok iyi analiz etmiş Uzman bir networker için gerçekten büyük bir fırsattır.Tabi burada daha önceki eğitimlerimizde değindiğimiz şirket seçimi konusuna değinmeden belirtmeye çalışıyoruz.Kaliteli sağlam bir firmanın ilk başlarında yukarıdaki özellikleri aşağıya doğru taşıyan networker 6.basamaktaki zenginlik maddesine ulaşması çok kolaydır.Bu yazıyı şimdilik bu kadar ile bırakalım,ileriki zamanlarda bazı yaşanmış örneklerle yine sizlere farklı analizlerde yapmaya çalışacağız.

    Sizi Yıllar önce okuduğum benim için çok önemli olan bir hikaye ile başbaşa bırakıyorum.

    Vaktiyle saf bir derviş, “Madem Cenab-ı Rabbül Alemin cümle canlının rızkına kefildir, öyle ise ben, şu caminin bir köşeciğinde tüm vaktimi ibadetle geçireceğim. Hiçbir iş yapmayacağım, nasıl olsa rızkım ayağıma gelir” demiş ve kendisine münasip bir köşe bulup, postu sermiş.

    Bir gün, iki gün, üç gün… derken, şadırvandaki sudan başka boğazından lokma geçmemiş. Biçarenin midesi sırtına yapışmş, artık ne elinde, ne dizinde ne de dilinde, mecal kalmamış. Bir gün cemaatten hayırsever bir adam, koca bir tepsiyi silme börek doldurup camiye gelmiş. Çoluğa çocuğa, düşküne fakire, etrafta kim varsa böler bölüştürür, verirmiş. Köşesinde iki büklüm, tesbih böceği gibi büzülüp kalmış olan derviş, üzerinde dumanı tüten börek tepsisini görmüş ama, hayırsever adam dervişi görmemiş. Ne yapsın zavallı, büzüştüğü yerden, “öhö öhö de öhö” diye bir işaret vermiş. Sesi duyan adam, tepsinin dibinde kalan üç beş parça böreği de dervişe uzatmış. Derviş, bir yandan börekleri yiyor, bir yandan da kendi kendine söyleniyormuş:

    “Hey benim yüce Rabbim. Rızık gönderiyorsun göndermesine de, illa bi öhö dedirteceksin yani.”

    Bu deyim, “insanın isteklerine kavuşmak istiyorsa, illa ki, eliyle ya da diliyle, bir gayret göstermesi gerektiğini” anlatmak için kullanılır

     

    Saygılarımla

    Fatih Yavuz

    Bağımsız Networker

    Copyright © 2012 Network Marketing Türkiye. Tüm hakları saklıdır.