Etiket: saadet zinciri

  • Doğrudan Satış Yasa Teklifi Sektörü Nasıl Etkiler ?

    Son bir aydır Avukat arkadaşlardan da aldığımız bilgilerce bir yasa tasarısı hazırlığı olduğunu biliyorduk,DSD ve yerli ve yabancı sektörün büyük firmaları muhakkak bu konuda çalışma yapacaklardır,Ntv haber den aldığımız aşağıdaki alıntı haber de yasanın bu kısa hali ile özellikle MLM ve Networkmarketing Turkiye sektörüne olumsuz etki yapacağı Kesin biraz detaylara göz atalım,

    Türkiye’de 2 milyon kişiyi istihdam eden “doğrudan satış sistemi”ne yeni düzenleme geliyor.

    TBMM’de komisyondan geçen ve genel kurula sunulan kanun teklifine göre, sisteme yeni satıcılar kazandırılması ve bu sayede ortaya çıkan menfaatlerin dağıtılması söz konusu olamayacak. Yani üye zinciri kurulamayacak.

    Doğrudan pazarlama şirketinin belirlediği miktar ya da tutarda mal satın alınması, satıcının sistem içindeki seviyesini yükseltip indiremeyecek.

    TÜKONFED Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Baki Öztürk, “Adı bağımsız satışçı olabilir, komisyoncu olabilir, bağımsız satışçı olabilir. Satışların yapıldığı müşteriye ürünün pazarlandığı bir sistemdi. Doğrudan satış sistemi piramit sisteme kayma noktasına gelmişti. Bu sistem de aslında saadet zinciri olarak bilinen insanların binlerce lira dolandırıldığı bir sistemdi.” ifadelerini kullandı.

    Teklife göre, doğrudan satış şirketleri “sermaye şirketi” sayılacak ve yönetmelikle belirlenen diğer koşulları sağlaması zorunlu olacak

    Sisteme dahil olanlar iş sözleşmesi ile istihdam edilecek.

    Öztürk, “Bu sistem sermaye şirketleri olmalarını sağlayacak. İstihdamın da önünü açacak. Çalışanların üzerindeki satış baskısı kalacak. O kişilerin de bu şirketlerce resmi çalışan olmalarını sağlayacak.” şeklinde konuştu.

    Teklifte tüketicileri de ilgilendiren önemli maddeler var.

    Doğrudan satışla mal satın alan tüketici, 30 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve ceza ödemeksizin sözleşmeden cayabilecek.

    Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin satıcı veya şirkete yöneltilmiş olması yeterli sayılacak.

    NTV Ekonomi Haberleri Özetleri ve Haberin Tümünü Okumak İçin Tıklayınız

  • Piramit Sistemlere Yasak

    TBMM Sanayi Komisyonu’nda önceki akşam kabul edilen Tüketicinin Korunması Tasarısında yapılan değişiklikle, kurulması ve yayılmasının yanında tavsiye edilmesine de yasak getirilen piramit satış sistemiyle ilgili gerekli önlemleri almakla da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı görevlendirildi.

     

    Hürriyet gazetesinden Turan Yılmaz’ın haberine göre AK Partililerin önergesiyle tasarıya eklenen piramit satış sistemlerini yasaklayan madde şöyle: “Piramit satış, katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı ortaya koymak karşılığında, sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir para veya malvarlığı kazancı olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklentisi sistemidir. Piramit satış sisteminin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaktır.”

     

    Network Marketing Türkiye Olarak bizim merak ettiğimiz piramit düzen ile normal sistemde network marketing yapan firmaların ayrımı nasıl ve kim tarafından yapılacaktır.Bunun ilgili mağdur tüketicileri korurken inşallah mağdur firmalar yaratmayız.İlerleyen dönemlerde sık sık karşımıza çıkacak bir kanun,bekleyip göreceğiz.

    Kaynak : http://www.haber3.com/

  • Charles Ponzi Kimdir?Saadet Zincirinin Kuruluş Hikayesi

    ponzi

    Network Marketing Türkiye olarak sizinle bu gün hem bir biyografi paylaşacağız,hem de üzerinden analiz yapmaya çalışcağız.Hepimizinde bildiği gibi yıllardır ağızda dolaşan bir titan zinciri,saadet zinciri kelimesi ve duyumu vardır.Ben de zamanında çok merak etmişimdir?Titanı kim buldu diye?İşte size titanın bulan kişi olan ponzi ve onun yaşantısından alıntıları edindiğimiz kaynaklarla açıklayalım.

     

     

    Charles Ponzi 1882 yılında İtalya`da dünyaya geldi. Fakir bir ailenin çocuğuydu fakat okuduğu gazetelerden zenginliğe ve lükse meraklıydı. Genç yaşta çok para kazanmak istiyordu. 1903`te Amerikan rüyasını gerçekleştirmek için New York`a göç etmeye karar verdi. New York`a geldiğinde hiç kimsesi ve tek kuruşu yoktu. Gazete dağıtıcılığı, sütçülük, gemilerde elemanlık gibi yüzlerce işe girip çıktı. 1917`de Boston`a yerleşti ve burada bir ihracat dergisi çıkarma hazırlığındayken hayatını değiştirecek posta kuponlarıyla tanıştı.

     

     

     

    Posta kuponları 1906 yılında yapılan 60`dan fazla ülkenin altına imza attığı bir anlaşmaydı. Bir nevi uluslararası hisse senedi gibiydiler. Posta kuponları anlaşmalı ülkelerde nakit paraya çevrilebiliyordu. İşin Ponzi`yi ilgilendiren tahrik edici yanı ise kuponların her ülkede farklı nakit değerlerinin olmasıydı. Yani ABD`de bir dolara alınan kupon başka bir ülkede 10 dolara kadar değer kazanabiliyordu.

     

     

    Ponzi bu kuponların ticaretini yapmayı kafasına koydu. Ucuz olan bir ülkeden satın alıp daha pahalı olan bir ülkede satarak bu işten çok para kazanabileceğini düşünerek bir ofis açtı. Gazetelerde, dükkanlara astırdığı afişlerle o zaman için şahane sayılabilecek reklamlar yaptı. Posta kuponu alıp satarak 45 günde yüzde 50, 90 günde yüzde 100 faiz kazandırabileceğini söylüyordu. İnsanlar buna kuşkuyla yaklaştılar çünkü yüzde 100 kâr akıl almaz görünüyordu. Fakat beklenenin tersi oldu ve ilk yatırımcılar gerçekten de 45 gün sonra yüzde 50 faiz aldılar. Bir anda Ponzi`nin ofisinin önünde kuyruklar oluşmaya başlamıştı. Fakat bilinmeyen bir şey vardı. Ponzi aslında posta kuponu alıp satarak yatırımcılarına para kazandırmıyordu. Sonradan para yatıranların parasıyla önceden para yatıran insanların 45 veya 90 günü dolunca faizlerini ödüyordu. Ortada bir iş yoktu. Sadece para sirkülasyonu vardı. Yani sistemin yürümesi için sonsuza kadar yeni insanların para yatırması gerekecekti.

     

     

    Herkes parasını gününde aldığı için kimsenin dikkatini çekmemişti. Yasal bir işti. Ponzi haftada 1 milyon dolar tahsil etmeye başlamıştı. Bu, o zaman için muazzam bir miktardı. Amerikan rüyasını gerçeğe dönüştürmüştü. Her geçen gün daha fazla yatırımcı ofisine gelip parasını Ponzi`ye emanet ediyordu. Ponzi aslında 1850`lerde kolay yoldan para kazanmak uğruna altına hücum eden insanların dürtülerini tekrar ortaya çıkarmıştı. Kim hiçbir şey yapmadan, üç ay içinde parasını ikiye katlamak istemezdi ki?

     

     

    1920`de bir gazetede Ponzi`nin yaptığı işin yasal olup olmadığıyla ilgili bir haber çıktı. Bunun üzerine devlet Ponzi`nin soruşturma tamamlanıncaya kadar mevduat kabul etmesini yasakladı. Soruşturma bitene kadar yeni müşteri kabul edemeyecekti. Haberi duyduğu an bunu pek önemsemedi. Fakat bu haber piyasalarda ve Ponzi`nin müşterileri üzerinde bir anda güvensizlik yarattı. Yatırımcıların büyük çoğunluğu yatırdıkları paraları geri çekmek istediler. Ponzi onları ikna etmeye çalışıyordu. Yüzde yüzden fazla kâr teklif ediyordu. Fakat yatırımcılar sıfır kârla sadece yatırdıkları paraları geri istiyorlardı. Ponzi`nin ise müşterilerine yatırdıkları parayı geri verecek durumu bile yoktu. Sonraki yatırımcıların parasını ilk gelenlere vermişti.

     

     

     

    O günün akşamına kadar bin yatırımcının parasını ödeyebilen Ponzi, geriye kalan 39 bine yakın yatırımcının 15 milyon dolarını ödeyemeyince dolandırıcılıktan tutuklandı. Davalarda da sadece iki adet posta kuponu sattığını ispatlayabildiği için sahtekarlık suçundan hapse girdi. Ponzi Amerikan rüyasından uyanmıştı.

     

     

     

     

    Uzun süren hapis cezasından sonra Florida`ya yerleşip yine piramit sistemine dayalı birkaç iş yapmaya çalıştı. Bu işlerde de başlarda para kazanıp sonradan sistemin doğal döngüsü gereği iflas edince tekrar hapse girdi. İkinci defa hapisten çıktıktan sonra önce İtalya`ya gitti. Sonra ise bir havayolu şirketinin görevlisi olarak Brezilya`da yaşamaya başladı. Doğuştan kaybetmeye mahkum olan sistemi halen ayakta duran Charles Ponzi 1949`da Rio de Janerio`da bir evsizler yurdunda öldü.

     

     

     

    Tüm dünyada olduğu gibi türkiye’de de giderek artan sayıda insanın ilgi alanına girmekte olan doğrudan satış, her açıdan yasal ve meşru bir iş olanağıdır, piramitler ise değildirler! ikisini ayırmanın en kolay yolu, vaatlerine bir göz atmaktan geçer. doğrudan satışta kısa yoldan zenginlik vaad edilmezken, piramitlerin kurucuları ve oyuncuları, bunu daima yaparlar. bunun yanında, doğrudan satışın temelinde her zaman için “satılabilir” olan ürünlerin ticareti vardır. piramit organizasyonlarda ise anlamlı bir mal ya da hizmetin tüketicilere sunulduğunu göremezsiniz.Network marketing olarak bu sektörde yer almak isteyen arkdaşları özellikle sistemi incelemeleri ve ona göre hareket etmeleri gerektiği konusunda uyaralım.Ayrıca bizim sitede yayınladığımız farkında olmadan network marketing gibi algıladığımız ve yer verdiğimi firmalar olursa bizi de bu konu da uyarabilirsiniz.

     

     

    Kaynak:internet,wikipedia

     

  • Üstü Kapatılmış Network Marketing

     

    Merhaba sevgili okuyucalar daha önce network marketingte firma seçimi ile ilgili makalemizi yayınlamıştık.Şimdi ise piyasa da sıkça rastladığımız farklı bir network marketing yapılanması var.Ben buna şahsım olarak üstü kapatılmış titan diyorum.Yani kısacası sadece hızlı para kazanmaya odaklanmış,sistemi olmayan sadece giriş paketi satmaya ve giriş paketi ile alınan üründen başka,devam ürünü olmayan,giriş paketini fahiş fiyattan satarak çok kazanmanın yönteminin kendilerinde olduğunu söyleyen firmalar ve kendilerini network gurusu sanan bu firmalarda çalışan temsilcilerdir.

     

    Daha önce bir çok firma Türkiye’de bu sistemi kurmaya çalıştı ve büyük kitleler topladılar.Bunların bu kadar sayıda talep görmesinin hala bir çok sebebi var,ama acizane bana göre en önemli neden bizim toplum genelinin düşüncesinde yer alan titan kavramıdır.

     

    Aslında Türkiye şöyle bir yanlış algı var insanlarda,kişiler network marketing sistemini ilk duyduklarında ilk çıkan söz bu saadet zinciri değil mi?Ama duydukları iş gerçek bir network marketing ve çalışma emek,disiplin,zaman ve eğitim gerektiriyorsa,o zaman da yok abi kim uğraşacak bu işlerle deyip aslında kendi zihinlerinde istediklerinin titan olduğunu belli ediyorlar.

     

    Oysa network marketing her zaman planlı yapılan ,pazarlama yapmanın birinci kural olduğu başlı başına bir pazarlama sistemidir.Kim size ürün satmak yok,Ürün satmadan pazarlama yapmadan kazancaksınız derse yalan söyler?Ürün satmadan pazarlama yapmadan network marketing yapılamaz.

    Son olarak network marketing işini ve network marketing sistemini benimseyip bu işe başlamak isteyen arkadaşlara acizene tavsiyem gerçekten çalışacakmısınız? gerçekten pazarlama yapacakmısınız? gerçekten okuyup eğitim alacakmısınız?Eğer bunları göze alıp en az 1 Senelik planla network marketing yapacaksanız sektöre giriş yapabilirsiniz.Bunları yapmayacak arkadaşlar kesinlikle network marketing sistemlerine girmelerini tavsiye etmiyorum.

    Bir sonraki makalede görüşmek dileğiyle,

    Fatih Yavuz

    Bağımsız Networker